İçeriğe geç

İşrak ve kuşluk aynı mı ?

İşrak ve Kuşluk Aynı mı? Bir Sabahın İçinde Saklı Kalan Cevap

Kayseri’de yaşadığım evin küçük balkonunda oturup günlüğüme yazdığım bir sabahı hiç unutamıyorum. O gün aslında sıradan başlamıştı. Sobanın hafif sıcaklığı hâlâ odanın içinde hissediliyordu, dışarıda Erciyes’in beyazlığı sabah güneşiyle yavaş yavaş belirginleşiyordu. Elimde çayım, önümde yıllardır taşıdığım eski deri kaplı günlüğüm vardı.

25 yaşındaydım ve hayatımın bazı dönemlerinde kendimi çok fazla sorguluyordum. Bazen gelecekle ilgili büyük umutlar taşıyor, bazen de küçücük bir olayın bile içimde büyük bir boşluk oluşturduğunu hissediyordum. Günlük tutmak benim için sadece yaşadıklarımı yazmak değildi; kalbimde birikenleri sessizce dışarı bırakmaktı.

O sabah günlüğümün sayfasına şu cümleyi yazmıştım:

“Bazen insan, aradığı huzurun aslında çok yakında olduğunu fark edemiyor.”

Bu cümlenin hemen ardından aklıma günlerdir düşündüğüm bir soru geldi: İşrak ve kuşluk aynı mı?

Bir Sabah Namazından Sonra Başlayan Merak

Bu soruyu ilk defa mahallemizdeki yaşlı komşumuz Mehmet amcadan duymuştum. Çok sakin, yüzünde sürekli huzurlu bir ifade olan bir insandı. Sabahları erken kalkar, camiden dönerken elinde küçük bir tespihle yavaş adımlarla yürürdü.

Bir gün kapının önünde karşılaştığımızda bana:

“Evladım, sabahın bereketini kaçırma. İşrak vakti de kuşluk vakti de insanın gönlüne iyi gelir.” demişti.

Bu söz beni düşündürmüştü. Açıkçası o zamana kadar İşrak namazı ve kuşluk namazı hakkında kafamda net bir ayrım yoktu. İkisini aynı şey sanıyordum. Ama Mehmet amcanın konuşmasındaki sakinlik, bu iki vaktin arasında benim bilmediğim özel bir anlam olduğunu hissettirmişti.

O gün eve döndüğümde hemen günlüğümü açtım. Araştırmaya başlamadan önce kendi hislerimi yazdım:

“Bugün küçük bir cümle bile içimde büyük bir merak uyandırdı. Belki de insan bazen cevap aradığı şeylerden önce, soru sormayı öğrenmeli.”

İşrak ve Kuşluk Arasındaki İnce Fark

Günlerce düşündüğüm sorunun cevabını öğrenince aslında şaşırdım. Çünkü İşrak ve kuşluk birbirine çok yakın vakitlerde kılınan namazlar olsa da tamamen aynı kabul edilmez.

İşrak namazı, güneş doğduktan sonra belirli bir süre geçmesiyle başlayan vakitte kılınan nafile bir namazdır. Genellikle güneşin doğuşundan yaklaşık 40-50 dakika sonra kılınabileceği ifade edilir. Kuşluk namazı ise aynı zaman diliminin ilerleyen bölümünde, güneş yükseldikten sonra öğle vaktine kadar kılınabilen nafile bir namazdır.

Yani İşrak ve kuşluk arasında güçlü bir bağ vardır. Bazı âlimler İşrak namazını kuşluk namazının erken vakti olarak değerlendirirken, bazıları iki namaz arasında ayrı bir isimlendirme olduğunu belirtir.

Bu bilgiyi öğrendiğimde içimde garip bir heyecan oluştu. Çünkü yıllardır aynı sandığım iki kavramın aslında küçük ama anlamlı bir fark taşıdığını anlamıştım.

Bana göre hayat da böyleydi. Bazen birbirine benzeyen şeylerin içinde saklanan küçük ayrıntılar, insanın bakış açısını tamamen değiştirebiliyordu.

Kayseri’de Sessiz Bir Sabah ve İçimdeki Değişim

Birkaç gün sonra yine aynı balkonda oturuyordum. Hava serindi. Kayseri sabahlarının kendine özgü sessizliği vardı. Sokaktan geçen birkaç insan dışında her yer sakindi.

O sabah İşrak ve kuşluk vakitleri üzerine düşünürken aslında sadece bir ibadetin zamanını değil, hayatımdaki bekleyişleri de düşündüğümü fark ettim.

Çünkü ben de bir süredir bazı şeylerin olmasını bekliyordum. Hayallerim vardı ama gerçekleşmeleri gecikiyordu. Bazen kendimi başarısız hissediyor, bazen de “Acaba doğru yolda mıyım?” diye kendi kendime soruyordum.

Bu düşünceler beni yoruyordu.

Günlüğüme şöyle yazmıştım:

“Bugün içimde hem kırgınlık hem umut var. Kırgınım çünkü bazı şeyleri çok erken olsun istedim. Umutluyum çünkü sabah güneşi gibi bazı güzelliklerin de zamanı geldiğinde ortaya çıkacağına inanıyorum.”

İşrak ve kuşluk hakkında öğrendiklerim bana sabrı hatırlatmıştı. Güneş bile hemen yükselmiyor, yavaş yavaş gökyüzünü aydınlatıyordu. Belki insanın hayatı da böyleydi.

Bir Cevaptan Daha Fazlası

Başta “İşrak ve kuşluk aynı mı?” sorusuna sadece bilgi almak için cevap arıyordum. Fakat zaman geçtikçe bu sorunun benim için farklı bir anlam taşıdığını fark ettim.

Çünkü bazı soruların cevabı sadece bilgi değildir. Bazen bir soru insanın kendi iç dünyasına açılan bir kapı olur.

Benim için de öyle oldu.

İşrak ve kuşluk arasındaki farkı öğrenirken aslında acele etmemeyi öğrendim. Her şeyin bir vakti olduğunu, bazı güzelliklerin sabırla bekleyen insanlara ulaştığını düşündüm.

Hayatımda çok fazla plan yaptığım dönemler oldu. Bir şeylerin hemen değişmesini istedim. Bir gün içinde bütün sorunlarımın çözülmesini bekledim. Ama zamanla anladım ki insanın içindeki değişim de sabahın aydınlanması gibi yavaş gerçekleşiyor.

Günlüğümde Kalan En Değerli Sabah

Aradan aylar geçti. O gün yazdığım günlük hâlâ odamda duruyor. Bazen eski sayfaları açıp okuyorum. O sabah hissettiğim karışık duyguları tekrar hatırlıyorum.

Hayal kırıklığımı hatırlıyorum. Çünkü hayatımda istediğim bazı şeyler henüz gerçekleşmemişti.

Heyecanımı hatırlıyorum. Çünkü küçük bir bilgi bile bana yeni bir pencere açmıştı.

Umudumu hatırlıyorum. Çünkü sabahın sessizliğinde kendime yeniden güvenmeyi öğrenmiştim.

Şimdi biri bana “İşrak ve kuşluk aynı mı?” diye sorsa, sadece kısa bir cevap vermek istemem. Elbette aralarındaki farkı anlatırım. Ancak bunun yanında bana hissettirdiği şeyi de paylaşırım.

İşrak ve kuşluk, bana göre sadece iki vakit ismi değildir. Aynı zamanda insanın güne nasıl başladığını, kalbini nasıl dinlediğini ve hayatın küçük güzelliklerini nasıl fark ettiğini hatırlatan özel anlardır.

Sabahın Bereketini Fark Etmek

Bugün hâlâ Kayseri’de aynı gökyüzüne bakıyorum. Hâlâ bazen kafam karışıyor, hâlâ bazı konularda sabırsızlandığım oluyor. Ama artık sabahları biraz daha farklı hissediyorum.

Güneşin doğuşunu izlerken, her şeyin bir zamanı olduğunu düşünüyorum.

Bir çiçeğin açması için zamanı vardır.

Bir insanın olgunlaşması için zamanı vardır.

Bir duanın karşılık bulması için zamanı vardır.

İşrak ve kuşluk arasındaki o ince fark da bana bunu öğretti. Hayatta birbirine çok benzeyen şeylerin bile kendine ait bir anlamı olabilir.

Belki de insanın yapması gereken, sadece bakmak değil; gerçekten görmektir.

O eski günlüğümün son sayfasında hâlâ aynı cümle yazıyor:

“Sabah güneşi herkese doğar ama onu fark edenlerin kalbi daha çok aydınlanır.”

Ben de o sabah, küçük bir sorunun peşinden giderken aslında kendimde büyük bir cevap bulmuştum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort https://ilbet.online/ https://www.betexper.xyz/ vdcasino famecasino yeni giriş
https://www.tulaforum.com https://tymedya.com.tr https://elbenaturizm.com.tr Sitemap