Akkiz Form Ne Demek?
Bir İzmirli Gençten Mizahi Bir Bakış Açısı
—
Herkese merhaba! Şu an İzmir’in sıcağında, arkadaşlarımın gülüp eğlendiği, bir yandan da hayatın anlamını ve anlamını sorguladığım bir yerdeyim. İşte ben böyleyim. Bir yandan sürekli şaka yapıyorum ama içimdeki derin düşünceler bir türlü bitmiyor. Neyse, bu yazımda sizlere “Akkiz form”un ne olduğunu anlatacağım. Şimdi diyeceksiniz ki “Akkiz form ne alaka?” Hemen açıklayayım.
—
Akkiz Form Ne Demek?
Evet, “Akkiz form” aslında İzmir’e ait bir deyim, bir tabir. Ama tam olarak ne demek? İşte o, asla net bir şekilde tanımlanamayan, bazen arkadaşlar arasında mizahi bir dilde kullanılan, bazen de hayatın anlamını arayan bir kavram. Akkiz form, genellikle bir şeyin tam olarak tanımlanamayan, karmaşık bir hâlini anlatmak için kullanılır. Hani şu durumlar vardır ya, “Vallahi çok karışık bir şey bu, Akkiz form gibi!” diyorsanız, işte o an, o durumu anlatmak için doğru bir yerdesiniz.
Benim gibi bir İzmirli için “Akkiz form” aslında biraz da kendi varoluşsal sorgulamalarımı dışa vurma şeklimdir. Her şeyin karmaşık olduğu, bir türlü çözüme kavuşamadığı anlarda kullandığım bir ifade. Mesela bir gün arkadaşım bana geldi ve dedi ki:
Arkadaş: “Abi, hayatımda o kadar çok seçenek var ki, ne yapacağımı bilmiyorum.”
Ben: “Vallahi Akkiz form gibi. Her şey birbirine girmiş, hiç çözüm yok gibi.”
Hani bazen her şey o kadar karmaşık olur ki, tek bir kelimeyle durumu açıklayamazsınız ya işte o anlarda “Akkiz form” devreye giriyor.
—
Akkiz Form: İzmir’de Bir Gün
İzmir’de yaşayan biri olarak, şehrin atmosferi bana hep bir “Akkiz form” gibi gelir. İnsanlar birbirine karışmış, hayat akıp gidiyor ama bir türlü tam anlamıyla çözülmüyor. Mesela geçen gün, Kadifekale’nin eteğinde dolaşırken şöyle bir sahneye denk geldim: Bir grup genç, sahilde oturmuş denizi izliyor. Birinin elinde gitar var, diğeri gözlüklerini takıp şarkı söylüyor. Ama bir tanesi hiç anlamadığı bir konudan bahsediyor.
Genç: “Bunu kimse bilmiyor ama bence müzik ruhu besliyor. Onun da doğrusu böyle.”
Ben içimden: “Akkiz form! Yani böyle karmaşık bir mantıkla işler çözüme ulaşmaz ki!”
Bazen hayatta o kadar çok şey bir arada olur ki, kafanız karışır. Ve işte o zaman, her şeyin içine karışmış hali “Akkiz form” olur. Evet, bunu bazen kafama takıyorum.
—
Akkiz Form: Dostlarla Sohbet
Tabii, arkadaşlarım arasında da Akkiz form’un ne olduğunu açıklamam pek mümkün olmuyor. Herkes farklı bir yerden bakıyor ve asla bir sonuca varamıyorsunuz. Mesela geçen gün, arkadaşım Ahmet’le şunu konuştuk:
Ahmet: “Bence hayat biraz düzleşmeye başladı, her şey tahmin edilebilir oldu.”
Ben: “Yani Akkiz form diyorum ben buna. Her şeyin bir çözümü var gibi görünse de, aslında yok.”
Gerçekten de hayat o kadar karışık ki, bazen her şeyin net bir tanımı yok. Mesela şu meşhur yemek seçme sorunu vardır ya. Restorana gidersiniz ve 45 dakika boyunca herkes menüdeki seçenekleri tartışır, ama kimse bir şey söyleyemez. O anı düşünün; “Akkiz form!” Aksiyon yok, sadece sürekli bir analiz, bir çözüm arayışı. Ama hiçbir çözüm de ortaya çıkmaz.
—
Akkiz Form ve Gençlik
Bu karmaşık hallerin gençlikteki yansıması aslında hiç de yabancı değil. 25 yaşındayım ve bazen gerçekten bu yaşta her şeyin anlamını sorguluyorum. Ne yapmam gerektiğini, ne yöne gitmem gerektiğini… Ve evet, bazen bu kadar karmaşık bir durumda olmak “Akkiz form”u çağrıştırıyor. Yani, her şey birbirine karışmış gibi.
Mesela, geçen gün 3-4 arkadaş bir kafede oturuyoruz, bir arkadaşımız var adı Can. Can sürekli şaka yapıyor ama bir yandan da hayatını sorguluyor. Neyse, bir ara derin bir konuya daldık:
Can: “Bence hayat boş ya, hani bir şeyler yapıyoruz ama hep bir eksik var gibi.”
Ben: “Akkiz form işte, sürekli bir şeylerin eksik olduğu bir döngü. Ne tam mutluluk, ne tam huzur.”
Can bir anda böyle derin bir felsefi sorgulamaya giriyor ama ben de arkada sessizce “Akkiz form!” diyerek kafamda kendi yolculuğumu yapıyorum. Genç olmak bazen böyle oluyor işte. Her şey karmaşık, her şeyin cevabı var ama bir türlü ulaşamıyorsunuz.
—
Akkiz Form: Bir İzmirli’nin Düşünce Yolculuğu
Her birimizin hayatta bir “Akkiz form”u var aslında. Yani, çözüm bulamadığınız ama her şeyin içerisine girdiği bir durum. İzmir’de büyümek, her gün denizle, güneşle, o insan kalabalığıyla yaşamak, sürekli yeni şeyler denemek, değişik bir atmosfer yaratıyor. Ama bu aynı zamanda her şeyin birbirine karıştığı bir yer olma anlamına da geliyor.
Herkes bir şeyler yapıyor, herkes bir yere gitmeye çalışıyor. Ama çözüm bulamayan bir insanın içindeki derin bir yalnızlık da var. Bu yüzden “Akkiz form” burada bir felsefi bir kavram olmaktan çıkıyor, bireysel bir duruma dönüşüyor. Kimileri buna “hayatın anlamı” diyor, kimileri de “Akkiz form” gibi tanımlıyor. İşte bir İzmirli olarak, her şeyi karmaşık görmek de böyle oluyor.
—
Akkiz Form: Esprili Bir Sonuç
Sonuçta, Akkiz form aslında çok basit bir şekilde şöyle özetlenebilir: Hayatın karmaşık ve çözülmesi güç anları, tam olarak ne olduğunu tanımlayamadan yaşadığımız dönemin ta kendisi. Bazen hayatımızda yaşadığımız her şey bir Akkiz form gibi gelir. Arkadaşlarla yapılan sohbetler, deniz kenarındaki gülüşmeler, ama her zaman bir eksiklik hissiyle… Tam çözüm yok, ama hep bir çözüm arayışı var.
Bunu bir İzmirli olarak anladım: “Akkiz form”, aslında hayatın karmaşıklığını kabul etmenin bir yolu.
—
Yani ne diyeyim? Akkiz form aslında, her şeyin bir arada olduğu, çözülmesi gereken ama çözülmeyen bir yapıdır. Aslında hayat biraz buna benzer. Bazen çözüm ararız, bazen de sadece “Akkiz form” gibi kafamız karışır ve yolumuza devam ederiz.