Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? Gerçekten saymaya kalkınca insanın zihni neden dağılıyor?
Sizin İçin Seçtik: Kapalı çarşı nereye ait ?
İzmir’de yaşayan 25 yaşında bir genç olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Biz Ege’de bile bazen “şuradan gir, buradan çık” işini abartıyoruz ama Kapalıçarşı bu konuda resmen başka bir seviye. Burası öyle bir yer ki, “Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var?” sorusu ilk bakışta basit gibi duruyor ama içine girince insanın zihninde küçük bir şehir turuna dönüşüyor.
Bir gün arkadaş ortamında biri bu soruyu sordu. Ben de çok havalı bir şekilde “Ya en fazla 10-15’tir ya, ne olacak” dedim. Sonra Google’a bakmadan önce bile içimde bir şüphe başladı: “Bu kadar büyük bir yerin kapısı nasıl bu kadar az olsun ki?” Ve işte o an, hayatın bana küçük bir ders vermek üzere olduğunu hissettim.
Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusunun peşine düşmek
Orjindogalgaz okurlarına özel hazırlanan bu içerikte “Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var” hakkında en önemli detayları derledik.
Şimdi dürüst olalım, çoğumuz Kapalıçarşı’yı ya turist videolarından ya da “altın fiyatı bakmaya gittim kayboldum” hikâyelerinden biliyoruz. Ama iş kapı sayısına gelince işler ciddileşiyor.
Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusunun cevabı aslında net bir sayıdan çok daha fazlası. Çünkü burası tek bir bina değil; adeta küçük bir şehir. Ve şehir dediğin şeyin giriş-çıkışı da biraz “labirent mantığıyla” çalışıyor.
Ben bunu ilk duyduğumda şöyle düşündüm:
“Tamam, İzmir Kemeraltı’nda da çok çıkış var ama bu kadar dramatik değil.”
Sonra öğrendim ki olay bayağı ciddiye biniyor.
Kapı sayısı neden bu kadar kafa karıştırıyor?
Çünkü Kapalıçarşı sadece “ana kapılar”dan ibaret değil. İç sokaklar, han girişleri, farklı yönlere açılan geçitler derken iş büyüyor.
Bir arkadaşım var, harita olmadan evinden 5 dakika bile uzaklaşmaz. Ona “Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var?” diye sordum, bana direkt şunu dedi:
— “Kanka bu soru tuzak gibi… cevaplayan ya çok biliyor ya da hiç çıkamamış.”
Güldüm ama içimde hafif bir tedirginlik oluştu.
Çünkü bu yapı içinde gerçekten çok fazla giriş-çıkış noktası var ve sayıyı netleştirmek, insanın “ben nereye girdim ya?” hissiyle yarışıyor.
İç sesimle Kapalıçarşı turu: Kapı sayısından daha fazlası
Bir gün İstanbul’a yolum düştü. Dedim ki “Tamam, bu sorunun cevabını yerinde öğrenmeden rahat edemem.”
İçeri girer girmez klasik İzmirli refleksi devreye girdi:
“Burası güzelmiş ama ben buradan çıkabilir miyim?”
İşte o an anladım ki Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusu aslında matematik değil, bir yaşam deneyimi.
Bir kapıdan girip başka bir evrene çıkmak
Bir kapıdan giriyorsun, kuyumcular, halıcılar, baharat kokuları… Sonra bir bakıyorsun, tamamen başka bir atmosfere geçmişsin.
İç sesim:
“Tamam, burası kesin başka ülke.”
Biraz daha ilerliyorsun, yine bir çıkış. Ama bu çıkış “çıkış” gibi değil, başka bir sokak başlangıcı gibi.
Bu yüzden Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusu aslında şunu soruyor:
“Kaç farklı dünyaya açılıyorsun?”
Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusunun tarihi arka planı
Burası öyle AVM mantığıyla yapılmış bir yer değil. Yüzyıllar içinde gelişmiş, büyümüş, eklenmiş bir yapıdan bahsediyoruz. Her dönem yeni bir bölüm, yeni bir giriş demek.
İçimden şu geçti:
“İnsanlar bunu planlarken kesin Excel kullanmıyordu.”
Kapıların sayısı da bu yüzden sabit bir rakamdan ziyade, tarihsel bir genişlemenin sonucu. Farklı dönemlerde eklenen hanlar, sokaklar ve ticaret alanları derken Kapalıçarşı adeta yaşayan bir organizma haline gelmiş.
Ben olsam kaç kapı koyardım?
Kendi kendime düşündüm:
“Ben böyle bir yer tasarlasam maksimum 3 kapı yaparım. Biri giriş, biri çıkış, biri de ‘acil durum için panik kapısı’.”
Ama Kapalıçarşı öyle düşünmemiş. O, “her yerden gir ama çıkışı bulabilir misin?” demiş resmen.
Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusuna sokak arası yorumlar
İzmir’de arkadaşlarla otururken konu yine açıldı. Herkes farklı bir şey söylüyor:
— “Ben 20 duymuştum.”
— “Yok ya en az 40’tır.”
— “Turistler yüzünden saymıyorlar bile.”
Ben de ortada kaldım. Çünkü Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusu, sanki herkesin biraz tahmin ettiği ama kimsenin net bilmediği bir şehir efsanesi gibi.
O an şunu fark ettim: Bu sorunun cevabı aslında rakam değil, deneyim.
Kapı sayısını saymaya çalışan insanın dramı
Bir arkadaşım iddiaya girdi, “ben sayarım” dedi.
İlk 10 dakikada hevesliydi.
20. dakikada “burası daha önce geçtiğimiz yer miydi?” dedi.
21. dakikada “telefonumun şarjı azaldı” bahanesine geçti.
Sonra kayboldu.
Bu yüzden Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusunu araştırmak biraz “kendini hafif kaybetmeyi kabul etmek” demek.
Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? ve benim içsel navigasyon yeteneğim
Benim navigasyon becerim İzmir içinde bile bazen “restart” istiyor. O yüzden Kapalıçarşı’ya girince beynim kısa bir güncelleme aldı.
Bir noktada şunu fark ettim:
Kapı aramayı bıraktım, atmosferi izlemeye başladım.
Çünkü sürekli “çıkış nerede?” diye düşünmek yerine “burada neler oluyor?” demek daha mantıklıydı.
Bir kapı, bir hikâye
Her kapının farklı bir hikâyesi var gibi geliyor. Birinden giriyorsun altın kokusu, diğerinden baharat, öbüründen deri ürünleri…
İç ses:
“Ben buraya alışverişe mi geldim yoksa kültürel evrim geçirmeye mi?”
Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusu bir süre sonra önemini kaybediyor, çünkü her kapı zaten yeni bir başlangıç gibi hissettiriyor.
Kapı sayısından çok hissiyat meselesi
Şimdi dürüst olalım: Kimse Kapalıçarşı’ya gidip “tam sayı öğreneyim” diye çıkmıyor.
Herkesin aklında kalan şey:
– Kaybolma hissi
– Kalabalık sesler
– Tarih kokusu
– Ve “ben buradan nasıl çıktım?” sorusu
Kapı sayısı bu deneyimin sadece küçük bir detayı oluyor.
Modern hayatla kıyas
AVM’ler net:
Giriş belli, çıkış belli, tuvalet bile tabelalı.
Kapalıçarşı ise:
“Şuradan gir, ama nereye çıkarsan artık şansına.”
Bu yüzden Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var? sorusu aslında modern düzen ile tarihsel karmaşanın karşılaşması gibi.
Son düşünceler: Kapı sayısını bilmek gerçekten önemli mi?
Bazen düşünüyorum, bu soruya bu kadar takılmak ne kadar mantıklı?
Belki de önemli olan kapı sayısı değil, o kapıların sana açtığı deneyim.
İzmir’e döndüğümde arkadaşlara şunu söyledim:
“Bakın, sayı önemli değil. Önemli olan içeri girince ‘ben neredeyim’ sorusunu sormaya başlaman.”
Bir süre sustular. Sonra biri dedi ki:
— “Yani kayboldun mu?”
Güldüm.
“Biraz… ama güzel kayboldum.”
Çünkü bazı yerler sana yön değil, hikâye verir. Kapalıçarşı da tam olarak böyle bir yer.
Orjindogalgaz okurlarıyla “Kapalıçarşı’nın kaç kapısı var” konusunu paylaşmak gerçekten güzeldi. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere!