İçeriğe geç

İranda içki yasak mı ?

İran’da içki yasak mı? O gece bunu ilk kez gerçekten hissettim

Kayseri’de yaşayan biri olarak bazı şeyleri hep uzaktan izleyerek öğrendim. Televizyondan, sosyal medyadan, insanların anlattığı yarım yamalak hikâyelerden… Ama bazı sorular vardır ya, insanın içine oturur. “İran’da içki yasak mı?” sorusu da benim için öyleydi. Çünkü bu soru sadece alkolle ilgili değildi. Özgürlükle, korkuyla, insanların iç dünyasını ne kadar saklamak zorunda kaldığıyla ilgiliydi.

Bunu ilk kez birkaç ay önce, yağmurlu bir mart akşamında hissettim.

O gün işten çıkmıştım. Hava erken kararmıştı. Kayseri’nin ayazı insanın yüzüne ince ince vuruyordu. Eve yürürken kulaklığımda eski bir şarkı çalıyordu ama nedense hiçbir şey hissettirmiyordu. Eve geldim, çay koydum, günlüğümü açtım. Ben yıllardır günlük tutarım. İçime ne oturuyorsa yazarım. Çünkü bazen insan anlatamayınca yazıyor.

O gece internette gezinirken İranlı bir gencin kısa videosuna denk geldim. Çocuk kameraya bakıp sadece şunu diyordu:

“Bazı şeyleri yapmak değil, istemek bile yoruyor.”

Bir anda durdum.

Çünkü sesindeki kırgınlık bana çok tanıdık geldi.

“İran’da içki yasak mı?” sorusundan daha ağır bir şey vardı

Videonun altındaki yorumlarda herkes aynı şeyi soruyordu: “İran’da içki yasak mı?”

Evet, İran’da alkol kullanımı büyük ölçüde yasak. Özellikle Müslüman vatandaşlar için ciddi kısıtlamalar var. Ama mesele o kadar düz değildi. Ben videoyu izlerken yasaktan çok insanların yüzündeki baskıyı hissettim.

Belki saçma gelecek ama o an kendimi çok yalnız hissettim.

Çünkü bazen insan sadece bir şey içmek istemiyor aslında. Bazen rahatlamak istiyor. Bazen susmak istiyor. Bazen hayatın üstüne çöken ağırlığı birkaç saatliğine unutmak istiyor.

Ben içkiyi öven biri değilim. Hatta çoğu zaman bira kokusundan bile hoşlanmam. Ama bazı yasakların insanın ruhunda bıraktığı hissi anlayabiliyorum.

Tahran’da yaşayan biriyle yaptığım gece konuşması

O videodan birkaç gün sonra sosyal medyada İranlı biriyle konuşmaya başladım. Adını burada yazmayacağım. Çünkü hâlâ çekiniyorum. Sanki yazarsam başına bir şey gelecekmiş gibi geliyor.

Bir gece mesajlaşırken ona doğrudan sordum:

“İran’da içki yasak mı gerçekten?”

Uzun süre cevap vermedi.

Sonra sadece şunu yazdı:

“Burada bazı şeyler yasak olmaktan çok görünmez.”

Bu cümleyi hâlâ unutamıyorum.

Camdan dışarı bakmıştım o sırada. Kayseri sessizdi. Kar hafif hafif yağıyordu. Sokak lambasının altında küçük beyaz parçalar dönüyordu. Ve ben bin kilometrelerce uzaktaki bir insanın yalnızlığını hissediyordum.

İnsan bazen hiç tanımadığı birine kendi arkadaşından daha yakın hissediyor.

Yasakların insanda bıraktığı o tuhaf duygu

Biz çoğu zaman yasakları sadece kurallar sanıyoruz. Ama değil. Yasaklar bazen insanın davranışından önce zihnine yerleşiyor.

O çocuk bana bir keresinde şunu yazmıştı:

“Bir şeyi yapıp yapmamak değil mesele. Sürekli dikkat etmek zorunda olmak yoruyor.”

Bunu okuyunca içim sıkıştı.

Çünkü hayat zaten yeterince zor değil mi?

Sabah işe gidiyorsun, geçim derdi var, aile baskısı var, gelecek korkusu var… Bir de üstüne sürekli kendini kontrol etmek zorunda kalmak nasıl bir histir diye düşündüm.

İran’da içki yasak mı sorusunun cevabı evet olabilir. Ama asıl mesele insanların ne hissettiği galiba.

Bir akşam günlüğüme şunu yazmışım

Ben bazen geceleri eski günlüklerimi açıp okuyorum. İnsan kendi geçmişine yabancılaşıyor çünkü. Geçen hafta bir sayfada şu cümleyi gördüm:

“Bazı insanlar özgürlüğü hiç tatmadan büyüyor.”

Bunu ne zaman yazdığımı bile hatırlamıyorum.

Ama İran’daki o çocuk aklıma geldi yine.

Belki de hepimizin hayatında görünmeyen yasaklar var. Kimimiz konuşamıyoruz, kimimiz ağlayamıyoruz, kimimiz sevdiğimiz kişiye bile açılamıyoruz.

O yüzden mesele bazen içki olmuyor. Mesele insanın kendisi olabilmesi oluyor.

Kayseri’de geçen o sessiz gece

Bir cuma gecesiydi. Arkadaşlar dışarı çağırmıştı ama gitmedim. Canım istemedi. Evde kaldım. Mutfakta çay koydum. Telefonu masaya bıraktım.

Bir süre sonra o İranlı çocuk mesaj attı.

“Bugün çok yoruldum.”

Ben de sadece:

“Neden?” diye sordum.

Uzun uzun yazdı.

İnsanların sürekli birbirini izlediğini, dikkatli konuşmak zorunda kaldığını, bazen sadece nefes almak istediğini anlattı.

Mesajların sonunda şunu söyledi:

“Bir gün korkmadan yaşayabilir miyim bilmiyorum.”

O an boğazım düğümlendi.

Çünkü insanın en temel isteği bu değil mi zaten? Korkmadan yaşamak.

İran’da içki yasağı neden bu kadar konuşuluyor?

Çünkü mesele sadece alkol değil. İran’da içki yasak mı sorusu aslında insanların gündelik yaşamını, sosyal hayatını ve bireysel alanını merak etmek anlamına geliyor.

Bir ülkede bazı şeyler yasak olduğunda insanlar o yasağın çevresinde yaşamayı öğreniyor. Gizli buluşmalar, fısıltıyla konuşmalar, dikkatli davranışlar… Bunları okuyunca bazen eski filmlerdeki baskıcı atmosferler aklıma geliyor.

Ama işin en acı tarafı şu: İnsan bir süre sonra buna alışıyor.

Alışmak çok korkutucu bir şey.

Çünkü insan en ağır şeyleri bile normal sanmaya başlayabiliyor.

Hayal kırıklığı ve umut aynı anda olur mu?

Oluyor.

Bunu son birkaç yılda çok öğrendim.

Bazı geceler geleceğe dair hiçbir umut hissetmiyorum. Sonra biriyle konuşuyorum, biri gülümsüyor, biri dürüstçe duygusunu anlatıyor… Ve içimde küçücük bir ışık yanıyor.

İranlı o çocuk da bana bunu hissettirdi.

Tüm baskıya rağmen hâlâ hayal kuruyordu.

Bir gün başka ülkeleri görmek istediğini söyledi. Deniz kenarında sabaha kadar yürümek istediğini anlattı. Küçük bir kafede korkmadan oturmak istediğini söyledi.

İnanır mısın, bunu okuyunca gözlerim doldu.

Çünkü bazı insanların hayali bizim sıradan gördüğümüz şeyler.

Değerli Orjindogalgaz okurları, “İranda içki yasak mı” hakkındaki bu içeriğimizin sonuna ulaştınız. Umarız faydalı olmuştur!

“İran’da içki yasak mı?” sorusundan geriye ne kaldı?

Şimdi biri bana bunu sorsa sadece “evet” deyip geçemem.

Çünkü artık aklıma rakamlar ya da yasalar değil, insanlar geliyor.

Bir odada sessizce telefon ekranına bakan gençler geliyor.

Korkarak yaşayan insanlar geliyor.

Kendini anlatmak isteyen ama sürekli susan insanlar geliyor.

Ve en çok da şu duygu geliyor:

İnsan dünyanın neresinde olursa olsun biraz anlaşılmak istiyor.

Bu hikâye neden içimde kaldı bilmiyorum

Bazı insanlar hayatına kısa süreliğine girer ama iz bırakır. Onunla artık eskisi kadar konuşmuyoruz. Bazen haftalarca mesaj atmıyoruz.

Ama hâlâ ara sıra profil fotoğrafına bakıyorum.

Acaba bugün nasıl hissediyor diye düşünüyorum.

Belki bir kafede oturuyordur. Belki yine dikkatli davranıyordur. Belki de sadece yorulmuştur.

Ben de burada, Kayseri’de, gece odamdaki sarı lambanın altında bunları yazıyorum.

Dışarıda rüzgâr var.

Telefon sessiz.

Ve nedense içimde tarif edemediğim bir duygu dolaşıyor.

İnsan bazen hiç gitmediği bir ülkeye bile kalpten bağlanabiliyormuş.

İlginizi Çekebilecek İçerik: İranda iPhone 15 kaç TL ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://ilbet.online/vdcasinovdcasinohttps://www.betexper.xyz/famecasino yeni giriş